egeçep logo
ARAPDAĞI ALTIN MADENİ İLE İLGİLİ KARAR

T.C.

İZMİR

3. İDARE MAHKEMESİ

 

ESAS NO : 2011/1199

KARAR NO : 2012/971

 

DAVACI : EGEÇEP (EGEÇEVRE VE KÜLTÜR PLATFORMU )DERNEĞİ

VEKİLİ : AV. ARİF ALİ CANGI -AV.HANDE ATAY

858 Sok. No:9/705 Paykoç İşhanı K:7/705 Konak/İZMİR

DAVALI : İZMİR İL ÖZEL İDARESİ

VEKİLİ : AV. ERDİNÇ ELMACI

1588 Sokak No:21 Çınarlı/İZMİR

MÜDAHİL : METRO ALTIN İŞLETMECİLİĞİ SAN VE TİC AŞ ( Davalı )

VEKİLİ : AV. TUBA ERGÜL

Büyk İstanbul Otogarı B-4 Geçidi K:3 Bayrampaşa/İSTANBUL

DAVANIN ÖZETİ : Davacı Derneğin, İzmir İli,Karşıyaka İlçesi,Sancaklı Köyü,Altıntepe Mevkiinde altın ve gümüş ocağı işletmesi için Metro Altın İşletmeciliği San. ve Tic. A.Ş.'ne verilen 03.12.2010 tarih ve 340 sayılı 2. sınıf gayrisıhhi müessese işyeri açma ve çalışma ruhsatının; 17.07.2008 tarihli ÇED Yönetmeliğinin geçici 3. maddesinin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.10.2010 tarih ve 2010/605 sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulduğu, söz konusu işletme için işletme ruhsatı bile 07.02.1993 tarihinden sonra 05.01.1995 tarihini taşıdığı, arama faaliyetleri bile ÇED kapsamında olmasına karşın, maden işletmesine verilen gayrisıhhi müessese ruhsatında ÇED sürecinin işletilmemesinin düşünülemeyeceği ve hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek iptaline hükmedilmesi istemidir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Dava dilekçesinde belirtilen öğrenme tarihinin yerinde olmadığı, işletmeye ilişkin olarak 03.03.2011 tarihinde yayımlanan Evrensel Gazetesinde ve değişik basın organlarında haberlerin yer aldığı, öğrenme tarihinin 11.04.2011 tarihinden önce olması nedeniyle davada zamanaşımı bulunduğu, yenilenen maden işletme ruhsatına istinaden orman izinlerinin de yenileneceği söz konusu işletmenin bu süreç tamamlanıncaya kadar faaliyete geçmeyeceği, işletme ruhsatının 12.03.1990 tarihinde ön işletme ruhsatına bağlandığı, yapılacak faaliyetlerin çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek nitelikte olduğu ve dava konusu işlemin hukuka uygun bulunduğu ileri sürülerek davanın reddinin gerektiği savunulmuştur.

DAVALI İDARE YANINDA

MÜDAHİL BEYANI ÖZETİ : Husumetin MTA Genel Müdürlüğüne yöneltilmesinin gerektiği, davada süreaşımı bulunduğu, idari merci tecavüzünün bulunduğu, IV. Grup maden işletme ruhsatının hukuka uygun olarak alındığı ve kullanılmaya devam edildiği, ruhsat 1990 yılında alındığından bu alanda kazanılmış haklarının mevcut olduğu ve ÇED yönetmeliğine tabi olunmadığı, çevreye hiçbir zaman kötü etki bırakılmadığı ve bırakılmayacağı ileri sürülerek davanın reddinin gerektiği savunulmuştur.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İzmir 3. İdare Mahkemesi'nce davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi, işin gereği görüşüldü:

Karar veren İzmir 3. İdare Mahkemesi'nce önceden belirlenerek taraflara duyurulan 30.05.2012 tarihinde davacı Vekili Arif Ali Cangı'nın ve davalı idare Vekili Av. Erdinç Elmacı'nın geldiği görülerek yapılan duruşmadan sonra gereği görüşüldü;

Dava, davacı Derneğin, İzmir İli,Karşıyaka İlçesi,Sancaklı Köyü,Altıntepe Mevkiinde altın ve gümüş ocağı işletmesi için Metro Altın İşletmeciliği San. ve Tic. A.Ş.'ne verilen 03.12.2010 tarih ve 340 sayılı 2. sınıf gayrisıhhi müessese işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.

T.C. Anayasasının 56. maddesinde; “ Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” hükmü bulunmaktadır.

2872 Sayılı Çevre Kanunu'nun “Çevresel Etki Değerlendirmesi” başlıklı

10.maddesinde ise;“Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler.

Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez.

Petrol, jeotermal kaynaklar ve maden arama faaliyetleri, Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışındadır.

Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” hükmü bulunmakta iken anılan maddenin 3. fıkrası olan “Petrol, jeotermal kaynaklar ve maden arama faaliyetleri, Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışındadır.” hükmü Anayasa Mahkemesinin 15.01.2009 tarih ve E:2006/99, K:2009/9 saylı kararı ile iptal edilmiş, anılan iptal hükmü altı ay sonra yürürlüğe girmek üzere 08.07.2009 tarih ve 27282 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

17.07.2008 tarih ve 26939 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği'nin Geçici 3. maddesinde; “ 7/2/1993 tarihli ve 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinden önce uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat uyarınca yetkili mercilerden izin, ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programlarına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelere veya bu tarihten önce üretim ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projelere Çevre Kanunu ve ilgili diğer yönetmeliklerde alınması gereken izinler saklı kalmak kaydıyla bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz.” düzenlemesine yer verilmiş, anılan bu hükmün Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07.10.2010 tarih ve YD İtiraz No: 2010/605 sayılı kararı ile ÇED süreci izlenilmesi zorunlu olan projeler yönünden dahi anılan yönetmeliklerde yatırıma başlanılması için belirli bir süre öngörülmekte iken, 7.2.1993 tarihinden önce uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ilgili diğer mevzuat uyarınca yetkili mercilerden izin, ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelere, yatırıma başlanması için belirli bir süre öngörülmeksizin aradan geçen bunca zamana rağmen, ÇED sürecinden muafiyet sağlanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş, bu karar sonrasında 14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi hükmü ile 17.07.2008 tarih ve 26939 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği'nin Geçici 3. maddesine; “(1) 7/2/1993 tarihli ve 21489 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinden önce;

a) Üretime ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projelere,

b) Uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat uyarınca yetkili mercilerden izin, ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelerden

1) Bu Yönetmeliğin EK-I Listesinde yer alan projeler için 17/7/2015 tarihine,

2) EK-II Listesinde yer alan projeler için 17/7/2013 tarihine kadar yatırımına başlanmış projelere,

Çevre Kanunu ve ilgili diğer yönetmeliklerde alınması gereken izinler saklı kalmak kaydıyla bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz.” hükmü getirilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; İzmir İli, Karşıyaka İlçesi, Altıntepe Köyünde bulunan 379,24 hektar büyüklüğündeki alanda altın ve gümüş madeni için BYS Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine 12.03.1990 tarih ve ÖN İR:2817 sayılı Ön İşletme ruhsatı verildiği, bu ruhsatın 05.01.1995 tarihinde 10 yıl süreli olmak üzere Maden Arama Ruhsatına dönüştürüldüğü, 05.01.2005 tarihinden itibaren 3'er yıllık süreler ile yenilendiği ve sonunda müdahil şirketin yeni ticari unvanı olan Metro Altın İşletmeciliği San. Ve Tic. A.Ş. adına dava konusu 03.12.2010 tarih ve 340 sayılı 2. sınıf gayrisıhhi müessese işyeri açma ve çalışma ruhsatının 05.01.2011 tarihinden itibaren 10 yıl geçerli olmak üzere yenilendiği anlaşılmıştır.

Anayasanın anılan 56. maddesinin gerekçesinde, vatandaşın korunmuş çevre şartlarında, beden ve ruh sağlığı içinde yaşamını sürdürmesini sağlamanın Devletin ödevi olduğu, Devletin hem kirlenmenin önlenmesi hem de tabii çevrenin korunması ve geliştirilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği belirtilmiştir.

Bütün vatandaşların ortak varlığı olan çevrenin korunması, iyileştirilmesi; kırsal ve kentsel alanda ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılması ve korunması: su, toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi; ülkenin

bitki ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak, bu günkü ve gelecek kuşakların sağlık, uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri, ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuksal ve teknik esaslara göre düzenlemek amacıyla 09.08.1983 tarihinde kabul edilen 2872 sayılı Çevre Kanunu, 11.08.1983 tarih ve 18132 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.

2872 sayılı Yasanın 2. maddesinde sürdürülebilir çevrenin; gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini ifade ettiği, sürdürülebilir kalkınmanın ise; bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişme olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin içeriği itibariyle hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresinin oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda ıslahı, korunması ve geliştirilmesi ile sağlıklı bir çevrede yaşanmasını güvence altına aldığı açıktır.

Aynı Yasanın “Çevresel etki değerlendirmesi” başlıklı anılan 10. maddesinde belirtilen çevresel etki değerlendirmesi, 2. maddeye göre gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları ifade etmektedir.

Anayasa Mahkemesinin 15.01.2009 tarih, E:2006/99, K:2009/9 sayılı kararında da belirtildiği gibi, günümüzde çevrenin kirlendikten veya bozulduktan sonra eski hale getirilmesinin çok külfetli olması, hatta kimi durumlarda olanaksız bulunması nedeniyle, kirlenen çevreyi temizleme veya bozulan çevreyi onarma yerine etkileri baştan önlemenin yöntemleri aranmaktadır. ÇED, kalkınma ve ekonomik gelişme için yatırım ve faaliyetlerin,doğayı tahrip etmeden ve çevreyi kirletmeden gerçekleştirilmesinde kullanılan yöntemlerden birisidir. ÇED ile korunmaya çalışılan temel unsur, çevre ve bu çevre içerisindeki varlıklardır.

Dava konusu 03.12.2010 tarih ve 340 sayılı 2. sınıf gayrisıhhi müessese işyeri açma ve çalışma ruhsatının ise; Anayasa Mahkemesinin ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun anılan kararları karşısında,2872 Sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesi hükmü uyarınca getirilen çevresel etki değerlendirmesi yaptırılması yükümlülüğünden muaf tutulmak yolu ile tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan davalı idare tarafından, dava konusu işlemin tesis tarihinden sonra 14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve esasen Kanunda tanımlanmamış bir istisnayı normlar hiyerarşisine aykırı olarak getiren ÇED Yönetmeliğinin geçici 3. maddesi hükmünün dayanak olarak gösterilmesinde de hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu idari işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yazılı yargılama giderleri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükmü uyarınca belirlenen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, müdahil yargılama giderlerinin müdahil üzerinde bırakılmasına,artan posta giderinin istem halinde davacıya geri verilmesine,kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 30.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

ALTAN ŞAHİN

27047

Üye

KADİR COŞKUN KAYAALP

33785

Üye

ADNAN ŞAHİN

101630

YARGILAMA GİDERLERİ :

Başvurma Harcı :

18, 40TL

 

 

Karar Harcı:

18,40TL

 

 

Y.D.Harcı:

30,30TL

 

 

VekaletHarcı :

2,90TL

 

 

Posta Gideri:

53,00TL

 

 

TOPLAM:

123,00TL

 

MÜDAHİL YARGILAMA GİDERLERİ :

Başvurma Harcı : 18,40 TL

Vekalet Harcı : 2,90 TL

Posta Gideri : 50,00 TL

TOPLAM : 71,30 TL

 

Bu döküman elektronik imzalıdır !

 


09.07.2012







Copyright © Ege Çevre ve Kültür Platformu